8/29/2016

Agust D: Suga Anlatsın Biz Dinleyelim



Merhabalar, deli dumrul bir ben geldim. Yazı yazmayalı uzun zaman olduğundan buraya karşı kendimi hep mahcup hissediyorum. Ama hem boşken hazır da dört yılımız dolmuşken artık yavaştan yazmaya başlamam gerektiğini düşündüm. Malum, okul başlayınca  belki olmam yine buralarda. Bu arada evet, üniversite kazandım. Çok şükür ki :') Bu sene hazırlanan varsa, ya da gelecekte girecekler varsa çalışmalarımla alakalı bir yazı yazabilirim yakın zamanlarda! 

Bugünkü konumuza geçersek, malum belki bilmeyenler vardır BTS grubundan çok sevgili Suga bu ay mixtape* çıkardı. Üstelik bu hadi birkaç müzik yapayım da çıkarayım tarzında basit ve baştan savma bir iş değildi arkadaşlar, adam bildiğin 2014'den beri bunun üzerinde çalışmaktaydı. Sonuçsa harika parçalar, harika rapler ve harika klipler oldu! Oğlunun başarısıyla gururlanan anne gibiyim adeta. Çok mutluyum çok! 

Normalde benim hiphopla kimyam hiç uyuşmaz. Gel gör ki geçen yaz Bangtan'la tanıştım ve benim kimyam alt üst oldu. Ama hala daha BTS dışındaki şarkılarda rap varsa sararım. Yani aslında ben hala rap fazla sevmem, ben Bangtan rapi severim! *Bir adet saçmalayan ben*

Bu arada mixtape'in adı Agust D. Bu aynı zamanda Suga'nın ikinci takma adı. Anlamıysa hayrete düşürüyor. Agus 'Suga' nın tersi, D t ise Daegu Town (Suga Daegu'lu) 

Şimdi tek tek parçalara bakalım~



AGUST D

7/15/2016

Neden Yazmıyorum?

Kafamı bu günlerde oldukça rahatsız eden bir gündem var; yazamamak.
Buraya yazmayı bir yıl boyunca bekledim ama elime fırsat geçti bu sefer yazma hevesim kaçtı. Üşengeçlik tavan yaptı şu sıralar. Üzerimdeki moronluğu atıp planlarımı yoluna koymam lazım. Bir de son günlerde yazdığım bir fanfic var, yazıyorum ama nasıl toparlayacağım bilmiyorum. İyi mi yapıyorum kötü mü belli değil. Yaşım da geçiyo artık ne işim varsa böyle şeylerle :')

Demem o ki üstümdeki şu salaklığı ve bir yıl sınav maratonunun vermiş olduğu yorgunluğu atıp buraya dönmek istiyorum. Belki bu on günü bulur belki bir ayı belki de bir yılı.
Ama ne zaman olur inanın ben de bilmiyorum.
Eski yazılarıma bakmayı unutmayın, sizi seviyorum~


7/04/2016

School 2015: Yorum Yapmasam Olmazdı


*Dizi tanıtımı değil tamamen yorum yazısıdır. Yani bol spoilerlı, izlemeyenlerin okumasını tavsiye etmediğim türden olacaktır. Uyarmadı demeyin :)*

Geçen yılın yaz dizisiydi yanılmıyorsam? Ben Ygs çalışmalarına başladığımdan izleyememiştim. Ama sürekli karşıma çıkıyordu, izlemeden dizinin gidişatını her şeyini öğrenmiştim diyebilirim. Sonunda sarı çocukla olmuyor, nasıl bir final böyle, anlamadım gibisinden birçok yorumu ta bir yıl öncesinden okumuştum. Çoğu ostunu da dinlemiştim ayrıca. Ama dizinin kendisini izlemek bu yaza nasip oldu. Peki üzgün müyüm önceden izlemediğime? Hayır. Çünkü çok beklentiyle başlasaydım -çoğu izleyici gibi- hayal kırıklığım büyük olurdu muhtemelen. Oysaki bildiğim için takıntı yapmadan izledim ve şuan sanki hiç izlememişim gibi rahatım *-*

Peki beğendim mi diziyi? Genel olarak okul dizilerine sempatim olduğu için evet beğendim. Dizi tamamen lise öğrencilerine örnek olacak türden olmuş. Birçok öğrenci tipi ve ailesel tutumlardan tutun zorbalık gören, ihmal edilen tüm bireylere yer verilmiş. Öyleki dizide bedensel temas örnekleri de yok denecek kadar az. İlk defa kiss sahnesi olmayan bir dizi izledim hahaahh

Belirttiğim gibi konuya filan değinmeyeceğim sadece düzenlediğim derlemelerle yorumumu payalaşacağım. Zaten tahminimce yüzde sekseniniz izlemişsinizdir. Bu arada screenshot kısmında gerçekten emek harcadım. Hatta bazen ss almaktan diziye odaklanamadım. İndirmediğimden internet üzerinden almak daha bi zor oldu. Umarım beğenirsiniz *.*

6/30/2016

Yardıma İhtiyacım Var!

Lys bitti, sorular kontrol edildi,sonuçlar  açıklanacak tercihler yapılacak. Ama bu tercihler neye ve kime göre nasıl yapılacak? Ben dil öğrencisi olarak bir kararsızlığımı sizinle paylaşmak istiyorum. Lise hayatım boyunca öğretmenlik dşünmedim hiç ama dil bölümünün dezavantajı olarak çok da bi seçme hakkınız yok ya öğretmen olursunuz ya çevirmen ya da turist rehberi.. Ben hep çevirmenlik düşündüm, hayal ettim. Bu mesleğin zorluklarından haberdarım ama sadece benim gördüğüm ve okuduğum kadarı mı bilmiyorum. Okuyan biriyle de görüşme fırsatım olmadı. Şuan da tercih dönemine bir ay kalmışken çevrem ve ailem tercümanlık bölümüne pek sıcak bakmıyor. Öğretmenlik de istemiyolar. Ama bana soran yok.. Dedikleri şey okuyacaksın ya işsiz kalırsan, yapamazsan, hayatını mahvedeceksin.... İnanın bana çalışma sürecinden daha fazla yoran süreç varsa o da karar verme, tercih yapma sürecidir. Ben hiç böyle hayal etmemiştim ki. Çalışırken hep derdim ah ne de olsa hedefim belli tercümanlık, hedefi olmayan düşünsün. Hedefime bu kadar yakınken beni vazgeçiren ne peki? Baskı hissediyorum. Ağır bir yük var omuzlarımda. Şuan ne istediğini bilmeyenleri çok net anlıyorum. Uzman ya da en azından çevirmenlik okuyan biriyle konuşmadan da bu sorun çözülemeyecek. Ne okuyacağım derdi çok ağır. Siz olsanız ne yapardınız? Öğretmenlik demeyin çünkü bana göre bir meslek değil, mutlu olamam ki. Çevirmenlikse istediğim bir şeydi ama bilinçli mi istiyorum? Tm sınavına da girdim belki olmadı ondan tercih yaparım diyorum o da ayrı bir dert.Kafam çorba oldu, toplayamıyorum, rahatlayamıyorum. 
Yardım edebilecek olan?


6/27/2016

Mim; Gözümü Korkutan Kitaplar!

Beni uzun süre önce mimleyen esra dan özür dileyerek ancak şimdi vakit bulabildiğimi belirtmek istiyorum ayrıca  teşekkürler bu güzel mim için!~

1.Okuyamadığın Bir Kitap?

Aşk ve Gurur

Gerçekten okumayı çok isteyip bir türlü okuyamadığım bir kitap. Evet klasik evet çok güzel biliyorum ama nasip olmayınca da olmuyor. :')

My Comeback

Ay nasıl giriş yapsam diye düşünürken böyle yapıverdim işte :D Bugün resmi olarak sınavla alakalı her şeyden kurtulmuş bulunmaktayım! İnanın bana içimde öyle garip bir boşluk var ki sanki biri çıkıp gelecek hadi Sare deneme çöz diyecek filan diye bekliyorum (normalde kimse demez de olduğunu varsaydım :) Nasıl geçti sorusunaysa tek cevabım olması gerektiği gibi oluyo hehe Çalıştık eşek gibi çok şükür karşılığını da alıyoruz anladınız değil mii :) Peki döndüğüme göre bu yaz neler yapıcam? 
Kafamda o kadar çok plan var ki destan olur
 anlatsam o yüzden temel şeylerden bahsedicem sadece;
*Bana paslanan mime cevap vericem
*BTS ile ilgili uzuuun bir yazı yazıcam
*Bissürü güzel dizi izleyeceğim  
*Korece öğrenmeye devam
*Fanfic yazmaya başladım kurgu var bölüm yok :D
*Photoshop kullanmaya devam edicem (2 yıl oldu:()

Hepsinin sonuna kocaman bir İNŞALLAH ekliyorum tabiiki :D
Yazı yazmaya çok üşeniyorum ondan dolayı paylaşmak istediğim çoğu şeyi sizinle paylaşamıyorum. Ölü bir blog oldu farkındayım ama napalım bu sene sınavıydı osuydu busuydu geçti işte.

Bu arada temayı filan değiştirdim, benim çok içime sindi sizin düşüncelerinizi de almak isterim ! :) Son olarak eski yazılarımın puntosunu, yazı tipini filan tek tip yapmak istiyorum ama olmuyor hepsini aynı anda yapabilmenin de bir yolu yok galiba böyle karman çorman bir görüntü var ve ben takıntılı bir insanım çok uyuz oluyorum. Neyse bundan sonraki yazılarımda dikkat edicem olmadı. 
Beni unutmadınız değil mi? Teşekkürler, görüşmek üzeree ~~

3/18/2016

The Beauty Inside ~ Bu Ben, Ben Degilim


Şimdi iki dakika düşünün. 
Her gün uyandığınızda farklı bir yüzünüz, farklı bir bedeniniz var; hatta bazen Japonca bazen Lehçe biliyorsunuz. Ne yapardınız? 
Onun adı Kim Woo Jin. 18 yaşından beri her gün farklı bir görünümle uyanıyor. Her gün farklı biri. Bazen küçük bir çocuk bazense bir nine oluyor.
Ama o buna artık alışmış. Ne var ki bir gün alışkanlığı dışında bir şey gerçekleşiyor.
Aşık oluyor.
Ama nasıl yapacak? 
Kendini ilk tanıttığı zaman günlerce uyumuyor sırf yüzü değişmesin diye. Ama nafile..
Sevdiği kız ona inanacak mı? Ya da inandı diyelim buna alışabilecek mi?
Düşünsenize her gün farklı biriyle birliktesiniz.
Bu öyle hemen kabul edilebilecek bi durum mu?
Neler olacak, aşk galip mi gelecek izleyip cevabını almanızı istiyorum.

1/25/2016

Kiss Me Thai; AoMike Geri Döndü!

Ben çoooook ama çok güzel bir dizi izledim!
Nerden buldun zamanı diyebilirsiniz ama bu diziyi ne zamandır beklediğimi bilmiyorsunuz! 
Yazın haberini aldığımda havalara uçmuştum. Full House'dan beri AoMike'ın yeri bende apayrı.
Hele de Itazura Na Kiss'in uyarlaması olacağını öğrendiğimde çok sevinmiştim. Eylül'de yayınlanmaya başlamıştı tabii o sıralar nasıl izleyebilirdim ki? Hem bitmesi iyi olmuş ben asla sabredemezdim yeni bölümü beklemeye! :)
Neyse efendim şimdi konuya çok girmeye gerek yok nerdeyse hepimiz Playful Kiss izlemişizdir yanlış mıyım? İzlemediysek de izleyelim lütfen :D
Ama şunu söylemeliyim ki dizide kesinlikle uyarlama tadı yok. Bu kötü olduğundan değil uyarlama olduğunu hissetmiyorsunuz çünkü diziye çok güzel ayrıntılar katılmış ve mantıksal olarak bir dayanağı var. Şöyleki burada geçmişe dayanan bir aşk var. Çok ayrıntıya inmeyeceğim çünkü izlemenizi istiyorum ! Belki bazılarınız Tayland diye tereddüt edebilir ama böyle bir yanılgıya düşmeyin lütfen. 
Diziyle alakalı bahsetmek istediğim birkaç şey var. İlki soğuk karakterimiz Tenten (Mike D Angelo) burada öyle çok da odun bi karakter değil aksine gayet kibar ve gülümseyen bir çocuk. İkincisi kızımız Taliw (Aom Sucharat Manaying) salak değil biraz yavaş anlayan ve tembel bir karakter. İkilinin ailesi eskilerden çok yakın arkadaşlar ve Taliw'in annesi ölünce Tenten'in annesi bakmış ona. Kadın da kız çocuğunu çok sevdiğinden kendi oğlunu da hep kız gibi giydirmiş :D 


1/20/2016

Ben Geldim Hosgeldim!


Merhaba! Buraya girip de yazı yazacağımı hiç tahmin etmezdim ama buna sebep olan bir sevgi pıtırcığı ile tanıştım. Farkında olmadan seviliyormuşum! :D
Hayatım o kadar klişeleşti ki anlatmak istemiyorum ama kısa bir özet geçiyim;
Son sekiz aydır hayatımın odak noktası YGS ve LYS. Bir o denemeye giriyoruz bir buna. Yurt hayatı dolayısıyla gecem gündüzüm okulun içinde geçiyor. 24 saatim tek bir binanın içinde(aradaki yemek molalarını ve uykuyu geçiyorum) Test kitapları, konu anlatımlılar, ders föyleri, denemeler... Ah neyse anlatırken yoruluyorum. Bu arada tam yazıyı yazarken ablam ısrarla benle konuşuyo ve ne yazacağımı unutuyorum saçmalarsam kızmayınız :D 
Dizi hayatım sıfır ama müzik hayatımı ygs bile söndüremedi. Çok koyu bir Army oldum yaklaşık 7,5 ay oldu. Park Jimin adında bir turuncu kafa var o benim sevgi tanem. Evet Bangtan dışında Got7, Exo, Monsta X, iKON, Winner... dinliyorum. Şuan 15 karne tatiline birkaç gün erken girmiş bulunmaktayım. Öylesine girdiğim bu blogdan yaklaşık iki saattir çıkamadım çünkü uzun zamandır temasını değiştirmek ve ilgilenmek istiyordum, iyiki de girmişim.
Bana paslanan mimleri şimdilik bir kenara ayırıyorum çünkü inananın bana boş vaktim yok. Dil öğrencisi olmam az çalıştığım anlamına gelmemeli ki durum gerçekten çok farklı biz de ders çalışıyoruz arkadaşlar hem de çok! Hedefinizde Boğaziçi gibi yüksek üniversiteler varsa şu bir yılı feda etmek gerçekten zor değil. Bakmayın yakınıp durduğuma sonunda iyi bir şeyler olacağına inandığım için moralimi bozmamaya çalışıyorum. Bu dönemleri atlatanlar beni anlıyolardır eminim ki. Neyse ya daha da güzel şeylerden konuşalım mesela sınıfımda beni Koreyle o kadar özdeşleştirdiler ki sınıf öğretmenim bile sen kesin onlardan biriyle evlenirsin diyo !! :D Kızlara sürekli BTS'in videolarını izletiyorum Dope'a bayılıyorlar :D 
Bende durumlar böyle peki siz nasılsınız görüşmeyeli? :)

7/28/2015

Başlıksız.

Kafamda yazmaya dair hiçbir düşünce yoktu ama çok bunaldım.
Bu aralar sürekli kendimi boşlukta ve gereksiz hissetmekle meşgulüm. Derdimi anlatacağım,ağlayacağım bir kapı bulamıyor gibiyim ve sanırım bu yazıda ağlayabileceğim artık.
Daha 17 olabilirim, hayatta bir şeyleri yeni yeni öğreniyor da.Ancak geçirdiğim dönem çok yorucu ve bazen çok umut kırıcı. Artık son sınıf olduğum için de tüm yük omuzumda hissediyorum. 
Büyüdükçe mutsuzlaştığımın da farkındayım. Ama çabalıyorum.
Yatılı okuduğum için dayanıklılığım iyi sanırım. Ya da ben öyle sanıyorum. 
Üniversite konusunu hiç açmak istemesem de ona da değineceğim.
Hedefim çok büyük. Ama bu hedef için harcayacağım enerjim yok gibi hissediyorum. Evet çok büyük bir hata ama bu yaz tatili(!) benim için sadece işkence gibi. Her sabah bugün yine ne çalışmam gerek diye bakmaktan bazı konuları yetiştirememekten bazen denemelerde kendime yakıştıramadığım sayıda yanlış yapmaktan, doğru düzgün kelime ezberleyememekten, sosyal medyanın içinden çıkamayıp bir de onun moralimi bozmasına izin vermekten yoruldum.
Bu sıralar boş bir kutu gibiyim.
Uykular yetmiyor, sürekli aç gibiyim, üzgünüm, huzursuzum ne yapacağımı bilmiyorum.
Bu yaz neredeyse hiç dizi izlemedim. Laptopu bile elime aldığım nadir zaman şuan.
O da matematik konu dinlemek içindi..
Belki şuan yaptığım hata bilemiyorum ama yazmak istedim. Yoksa içimde birikip şişip patlayacağım.
Bana destek olan şeyler de yok değil.Elbette var.Ama bilmiyorum işte..
Zaman durdu sanki..

6/15/2015

Back To 20: Kolay Kolay Unutulmaz



Bugün Kore filmi "Miss Granny" nin Çin uyarlamasını izledim.
Nostaljik,komik,duygusal ve biraz da fantastik bir filmdi. Konusu Miss Granny'den hatırlayacağınız üzere yetmiş yaşında tatlı mı tatlı bir ninenin artık evlatları tarafından istenmeyip huzur evine bırakılmak istemesi ve büyülü bir şekilde tatlış ninemizin 20 yaşındaki fıstık gibi genç kız haline dönmesi ve torununa müzik konusunda yardım etmesi.
Belirtmek istediğim şey EXO'nun eski üyesi Lu Han burada ninemizin torunu rolünde :)
Filmi çok beğendim çünkü gerçek hayattan birçok kesit var. Mesela günümüzün gerçeği evlatların nankörlüğü, değer bilmemezliği. Bizi onca zorluklara rağmen yetiştiren annelerimizi babalarımızı yaşlandıklarında bir çırpıda huzur evine yatırmak. Bu mu emeğin tüm karşılığı? 
Bence olmamalı. İşte filmimiz çok güzel bir konuya değinmiş.
Ayrıca 2015 filmi olduğu için görüntü kalitesi de fevkalade. Çekinmeden size tavsiye edebileceğim bir film. Çinceden haz etmeseniz de izleyin. Çünkü bu film size çok şey katacak!
Ayrıca filmdeki müzik konusu, nostalji.. sanki bir an Unutursam Fısılda'yı izler gibi oldum :)
Çok konuştum yine biraz da resimlere bakalım :)

6/12/2015

Hayatıma Giren 2 Kocaman Dizi

Herkese merhabalar :) Görüşmeyeli uzun zaman oldu değil mi? Dersti, okuldu, evdi, işlerdi derken burayı hep askıya aldım. Geri dönüşüm de yine dizilerle alakalı oldu. Evet yine birbirinden değerli diziler izledim/izlemeye çalıştım. Ama sonucu muhteşem olan 2 tanesi vardı işte bugünkü konum da onlar zaten. Biri JYJ grubunun çok muhterem üyesi Park Yoochun'un Shin Se Kyung ile başrolünü paylaştığı Sensory Couple diğeri de Empress Ki'den tanıdığımız kral Ji Chang Wook ve City Hunter'ın tavuk Nana'sı Park Min Young'un başrolünü paylaştığı Healer


SENSORY COUPLE

Adından da anlaşılacağı üzere duyumsal mı desem sezgisel mi desem o tür şeylerle ilgili bir polisiye dizisi. Oldum olası severim polisiyeyi bir de üzerine azıcık fantastik şeyler serpiştirince tadına doyum olmuyor :)
  Konusuna gelirsek ;
Ortada adı barkod olan bir cinayet serisi var ve bundan muzdarip iki kişi var biri Choi Moo Gak biri de Oh Cho Rim. 




Oh Cho Rim -gerçek adıyla Choi Eun Seol- bu cinayetlerde ailesini yitirmiş ve geçirdiği trafik kazası sonucunda hafızasını kaybetmiş ve kokuları görebilme yeteneği kazanmıştır. 












Choi Moo Gak ise bu olayda kız kardeşini kaybetmiş ve duyularını hissetmemeye başlamıştır. Bu ikilinin yolu kesişecek ve bakalım neler olacak?





2/07/2015

Gitmeden Önce..

Herkese merhabalar. Son yazımdan bu yana buraya yazmaya cesaret edemedim. 
Eskisi kadar önemsenmiyorum sanırım?
Ben yine de gitmeden önce hüzünlü bir elveda yazımı yazmak istedim. 
Kısa tutacağım. 

Öncelikle tatil ne çabuk geçti? Gerçekten bir şey anlamadım. 
Başlarda aa kardeşlerim geldi, dizilere başladım derken hoop cenaze oldu, misafirler geldi, Kur'an'lar okundu filan en son ablamlar gitti kafama zonk etti;
TATİL BİTTİ.
Gerçekten yatılı okuyan biri için tatilin bitmesi demek çok üzücü. Normalden daha da çok..
Ve son gecemde aşırı misafir var. Ben de odamdayım..

Ne oldu peki tatilde?


Sonunda Pinocchio'yu izleme fırsatı buldum.
Gerçekten çok beğendim diziyi. Senaryosu, kadrosu, müzikleri her şeyiyle tam puanlıktı.
Çok hoşlanmadığım Park Shin Hye'ı bile çok sevdim hayranı bile oldum desem yeridir :D
Dizi bana çok şey öğretti ayrıca. Televizyonun göründüğü kadar masum olmadığını, her haberin doğru haber yapmadığını ve insanların iç yüzünü iyice göstertti. 
Hiç şüphede kalmadan izleyin derim.
Pişman olmazsınız :)

1/27/2015

Fated To Love You; Salyangoz Prenses



"Ne diziydi be!" dediğim ve etkisinden kurtulamadığım diziler listesine adını yazdıran dizi; 
Fated To Love You

Belki çoğunuz izledi ya da izleyecekler listesine aldı. Belki bazılarınız adını bile duymadı.
Aynı adlı bir Tayvan dizisinden uyarlama yaz dizisi olan Fated To Love You'nun konusu neymiş hadi karakterler adı altında birlikte bakalım :)

Olay yanlışlıkla bir gecelik ilişkiden  meydana gelen bir çocuk ve bunun etrafında gelişen aşk.

Lee Gun (Jang Hyuk)
Diğer adıyla Bay Kahkaha :D
Kendisi Jeon Ju'nun Lee ailesinin 9. neslinden gelen tek varisidir ve genetik bir hastalıkları vardır. Babaannesi Başkan Wang da onun acilen evlenip çocuk edinmesini istemektedir. O da çok sevdiği 6 yıllık sevgilisi Amerika'daki balerin Kang Se Ra'ya Kore'ye döndüğünde Macau'ya çağırıp evlenme teklifi etmeyi planlamaktadır.Ama kader işte her planladığı şey olmaz ve Se Ra aldığı acil telefonla Macau'ya değil New York'a döner ve kader Mi Young'la onu buluşturur.

Kim Mi Young (Jang Na Ra)
Kendisi hiçbir ricayı çeviremeyen ve bu özelliği yüzünden kullanılan, saf kalpli, ezik gibi görünen ama bir o kadar güçlü kızdır.
Şirketteki çekilişte adı çıkar ve Macau'ya gitme şansını elde eder. Gel gör ki çift biletidir ve gidecek kimsesi yoktur. O sıralar ona sıcak görünen Avukat Min teklif eder ve birlikte giderler. Bir sürü hayalle gittiği Macau'da eniştesi ve arkadaşının Yeowol Adası'ndaki Sabun Fabrikası'nı yıkmayı düşünen Lee Gun'dan intikam almaya çalıştıkları ana denk gelir ve o da tuzağa düşer   
ya da kadere mi demeliydim? 

1/24/2015

Ek Villain; Karanlığı Karanlıkla Değil Aydınlıkla Yenersiniz


  Goa kentinde yaşayan Guru (Sidharth Malhotra), Prahlad adlı bir 

politikacının yanında çalışmaktadır. Sessiz, duygusuz ve acımasız 
biri olan Guru, karanlık geçmişinden uzaklaşmaya çalışmaktadır. Günün birinde Aisha ile karşılaşınca hayatı değişir, onunla evlenmek ister ve Mumbai'ye taşınır. Ancak bir gün beklenmedik şekilde Aisha bir seri katilin kurbanı olunca Guru için yeniden bir dönüm noktası olacaktır.  Kaynak



  Filmi eve geldiğim gün yani Salı günü izledim ama tembellik gereği yazısını sürekli erteledim. Film muhteşem bir Hint filmi.

3 Moonu gibi acıklı bir aşk havasının yanında Ghajini gibi muhteşem bir aksiyonu garantiliyor.


1/03/2015

Still Alive

 Merhabalaaar!
Görüşmeyeli ne kadar oldu değil mi? Özlediniz beni tabii ki biliyorum ben :)
Yılbaşı tatiline eve gelmiş bulundum ve yarın dönüyorum.
Sadece burada olduğumu Okyanus Melekleri'nin hala yaşadığını göstermek istedim.
Almanya'ya değil, Polonya'ya gidiyorum. Mart'ta.
Yani 15 Karne tatiline gezi yazısı değil daha farklı bir konuyla dönebilirim.
Ben yokken neler olmuş diye bakarken çok büyük şoklar yaşadım.
Mesela benim Jong Hyun'cuğum instagramını çok aktif kullanmış. Peki neden bunu daha önce yapmamış?!
Evet CNBLUE hala bitanem. Yurtta bana en büyük destekçilerdenler. 
Hiç sıkılmadan tüm şarkılarını yüzer kere dinleyebilirim.


9/10/2014

Bu Bir Elveda Yazısı Mı?

Sanırım öyle..
Bundan 3 ay önce tatile girmenin vermiş olduğu mutluluk;

 sonradan yerini hüzne bıraktı;

çünkü istediğim gibi geçmiyordu tatilim.
İstediklerime ulaşamadım.
Ama şükretmesini de unutmadım tabiiki.
Şükürler olsun tekrardan.
Ama daha verimli de geçirebilirdim.
Böyle olmasaydım olabilirdi yani;

9/06/2014

Marriage Not Dating; Çıkmadan Evlilik



Tuhaf kişiliğimden olsa gerek dizinin 15 bölümünü de yayınlandıktan hemen sonra izledim sadece finalini dizi bittikten 2 hafta sonra izledim.
Nedeni dizinin kötü olması değil araya işlerin ve başka dizilerin girmiş olmasının verdiği kopukluk.
Peki dizi nasıldı?
Romantik komedi severler için on numara bir dizi.
Efektleriyle, bölümün başında verilen yanıltıcı 10 saniyelik gösterimle, oyuncularıyla, konusuyla kısacası her şeyiyle izlemelik.
Peki bu kadar övdük, kötü yanı yok muydu?
Vardı elbet. Değineceğiz ona da...


9/05/2014

Hiçlik Duygusu Üzerine..

Hiç öyle mutlu filan değilim ben.
Kalbimin derinliklerinde öyle kırıklar taşıyorum ki, kimse bilmiyor yüzüm gülüyo diye..
Her gece başımı yastığa koyduğumda 1 saat ağladığımı da kimse bilmiyor.
Sonra kalkıyorum yüzümü yıkıyorum, kimse anlamıyor.
Hissettiklerimi söyleyince dalga konusu oluyorum.
Kısaca ben bir "hiç" gibi hissediyorum.

"Aşk Bitti..."

Aşk bitti

Elimden sanki minik bir balık kayıp gitti
Aşk bitti
İçimden sanki bir şeyler kopup gitti
Aşk hiç biter mi
Hiç bir şey olmamış gibi
Boşlukta kaybolup gider mi
Aşk hiç biter mi